reklam
reklam

SON DAKİKA

ÇağrıHaber – Son Dakika Haberler – Şanlıurfa Haberleri
Whatsapp Bilgi Hattı

Leyla Tatlı kaç yaşındaydı İbrahim Tatlıses’in annesi neden öldü?

Leyla Tatlı kaç yaşındaydı İbrahim Tatlıses’in annesi neden öldü?
reklam
Leyla Tatlı kaç yaşındaydı İbrahim Tatlıses'in annesi neden öldü?

İbrahim Tatlıses’in annesi Leyla Tatlı bugün öğle saatlerinde vefat etti. Uzun zamandır sağlık sorunları yaşayan Leyla Tatlı kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Leyla Tatlı’nın ölüm haberinin ardından ise akıllara Leyla Tatlı kaç yaşındaydı, rahatsızlığı neydi ve neden öldü soruları geldi.

İbrahim Tatlıses’in annesi bugün hayatını kaybetti. İbrahim Tatlıses’in uğruna türküler yazdığı, şiirler okuduğu biricik annesi Leyla Tatlı bugün öğlen saatlerinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Peki Leyla Tatlı kimdir, kaç yaşındaydı ve ölüm nedeni ne oldu?

ÖĞLE SAATLERİNDE KÖTÜ HABER GELDİ: Türkücü İbrahim Tatlıses’in annesi Leyla Tatlı sağlık sorunları nedeniyle Bahçelievler’deki özel bir hastaneye kaldırılmıştı. Tatlıses, bir süredir yoğun bakım ünitesinde tedavi gören annesi Leyla Tatlı’yı sık sık ziyaret ediyordu. Bugün öğlen saatlerinde Tatlıses’in annesini kaybettiği öğrenildi.

İbrahim Tatlıses’in annesi Leyla Tatlı sağlık sorunları nedeniyle Bahçelievler’deki özel bir hastaneye kaldırılmıştı.

Bugün öğlen saatlerinde Tatlıses’in annesini kaybettiği öğrenildi. Leyla Tatlı, yaşlılığa bağlı rahatsızlıklardan dolayı hastaneye kaldırılmıştı.

Acı haberi alan Tatlıses, soluğu hastanede aldı. Leyla Tatlı’nın cenaze töreninin iki saaat içinde belirleneceği ifade edildi.

İBRAHİM TATLISES KİMDİR: 1952 yılında yedi çocuklu fakir bir ailenin , Leyla ve ciğerci Ahmet Tatlı’nın ilk çocuğu olarak Şanlıurfa da dünyaya geldi. Doğduğunda, babası hapiste olduğu için ilk kez demir parmaklıklar arasında gördü babasını. Belirli bir zaman sonra ailesi ile birlikte İstanbul’a göç etmeye karar verir.

İstanbul’a gelen Tatlıses ve Ailesi burada bulunan akrabalarının yanına yerleşir ve bir çok işlerde çalışır, 70 li yılların ortalarında inşaat işçiliği, demir ustalığı ve leblebicilik gibi işler yapan İbrahim Tatlıses, 80’lerin başında kendisini şöhret basamaklarını tırmanırken buldu. İbrahim Tatlı, İstanbul’a geldiğinde müzisyen Yılmaz Tatlıses’le tanıştı ve Tatlı olan soy ismini Yılmaz Tatlıses’in tavsiyesiyle Tatlıses olarak değiştirdi. Müzik çevrelerince çok özel kabul edilen sesi sayesinde, kısa zamanda İstanbul’da sahne almaya başladı. 1977 de “Ayağında Kundura” albümü ile müzik piyasasına giriş yapmış oldu. “Sabuha”, “Dom Dom Kurşunu”, “Bir Mumdur” türküleri halk tarafından çok beğenildi ve uzun yıllar popülerliğini korudu.

İbrahim Tatlıses 30 haziran 1976 tarihinde dışarıdan bitirdiği ilkokul diplomasını Kilis’ten Kartalbey ilköğretim okulundan aldı.

Tatlıses 1978 yılında “Ayağında Kundura” filmiyle de sinemaya girdi. 1979’da oynadığı “Kara yazma” filminde Perihan Savaş’la tanıştı. Birlikteliğin sonucunda Melek Zübeyde adında kızları olurken bu birliktelik 1983 yılındaki “Günah” filmine kadar sürdü. Zira artık Tatlıses’in yeni hayat arkadaşı Derya Tuna’yla tanıştı ve Tatlıses’in yine resmi evlilik yapmadığı bu birliktelikten de İbrahim (İdo) adında bir oğlu dünyaya geldi.

Seksenli yıllarda çıkardığı “Allah Allah”, “Kara Zindan”, “İnsanlar” ve “Fosforlu Cevriyem” albümleriyle satış rakamları milyonları buldu. 1 mayıs 1987’de kendi plak şirketi olan Tatlıses Müzik’i kurdu. Turgut Özal’ın “Madem en çok bunlar dinleniyor, TRT’ye çıkabilirler” demesiyle 1989 yılbaşı günü daha önce hiçbir albümünde okumadığı ve özel klip çektiği “Beyaz gül kırmızı gül” şarkısıyla TRT’ye ve televizyon dünyasına adımını resmen attı.

Seksenli yıllarda tüm Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri onunla tanıştı. Yunanistan’dan Suudi Arabistan’a, Almanya’dan Afganistan’a çok geniş bir coğrafyada, milyonlarca hayran edindi. Kasetleri ve posterleri bazı ülkelerde milyonlarca satarken yurtiçinde ve yurtdışında sayısız ödülün sahibi oldu.

Tatlıses’in, müzik hayatındaki başarısı ve popülerliği kısa süre sonra kendisine sinema kapılarını açtı. Hayatı boyunca örnek aldığı Yılmaz Güney gibi o da çok başarılı filmlerde rol aldı. Yılmaz Güney ile diğer bir ortak noktaları, Yeşilçam’ın şöhret tacını, yakışıklı jönlerden almaları olmuştu. “Yılmaz’ın yerine oynuyor” başlıklı haberde şöyle diyordu: Beni Yılmaz Güney’e benzetenler var. Belki tipim fazla benzemiyor, ama onun yolundan gidiyorum. Onun tavırlarını kullandım son filmimde.

90 lı yıllarda olgunluk dönemini yaşayan sanatçı, artık müzik dünyasında sarsılmaz bir yere sahip olmuştu. Aynı yıllarda tarzında değişiklik yaparak arabesk müziğe geçiş yaptı. Bu yıllarda “Ah Keşkem”, “İki Gözüm İki Çeşme”, “Yar Diline” gibi popüler parçaların dışında kendi ürünü olan eserleri seslendirdi. 1983 yılında çıkardığı “Mega Aşk” adlı albümde Selami Şahin’e ait “Seni Sevmediğim Yalan”, “Akşamdan Akşama”, “İçem Diyorum”, “Bu Nasıl Güzel” gibi dönemin beğeniyle dinlenen eserlerini yorumladı

Çağrı haber | Şanlıurfa son dakika haberleri

reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA
Scroll Upurfa haberleri | urfa haber | Şanlıurfa son dakika haberleri | çağrı haber